• Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size


       

Ana Sayfa SERBEST GAZETE
Serbest Gazete
Duyuru Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete
29 Ağustos Pazar günü Beyazıt Meydanın da kitap fuarında imza günüm var. 15:45 de “Kadın-Erkek İlişkilerinde Az Bilinenler” üzerine bir seminerim olacak. Seminer sonrası kitaplarımı imzalayacağım. İlgilenenlere duyurulur.
 
Yorum (0)
Eşyanın da Bir Ömrü Var Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete
17 Ağustos 1999 benim için hayatımın dönüm noktalarından biridir. Düzce’nin tam merkezinde beş katlı bir binanın beşinci katında oturuyorduk. Hem Ağustos hem kasım depremini olanca şiddetiyle yaşadık. Can kaybımız olmadı, evde eşyalarda epeyce hasar vardı o da zaten önemli değil. Ağustos depreminde on dakika sonra evden çıktık diğer deprem de sarsıntılar kesilmediği için bir saatten fazla evden çıkamadık. Bina çok hasarlıydı. Depremden sonra yıkıldı. 

 

 

17 Ağustosta ölümle burun buruna gelince, depremden sonra hayatımı gözden geçirdim ve önemli kararlar aldım. Bunlardan en önemlisi yazma kararımdı. Yazmayı hep istiyordum, çocuklarıma anlattığım masalları yazayım diye düşünüyordum ama bugün yarın erteliyordum. Yarının olamayacağını yakinen görünce “Yarın bugündür” deyip hemen yazmaya başladım.    

Devamını oku...
 
Yorum (0)
Ayakkabı Bağınız Kaybolsa Ne Yapardınız? Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete
Yıllar önce bir arkadaşımla otobüs bekliyoruz, gideceğimiz yere geç kaldık. Arkadaşım “Bir Fatiha bir de Ayetel kürsi okuyalım” dedi. Az sonra beklediğimiz araba geldi.  

 

 

Daha sonraki bir zamanda Sevgili peygamberimizin “Ayakkabı bağınız dahi kaybolsa Allah’tan isteyiniz” hadisi şerifini öğrendim.  

 

 

Ayakkabı bağı ne kadar basit bir şey. Bizim dua etmek deyince aklımıza hep büyük şeyler istemek gelir. Ayakkabı bağı gibi ufak şeylerle haşa Rabbimizi rahatsız etmeyelim diye düşünürüz.  Oysa Rabbimiz kulunun yakınlığını istiyor.  

Devamını oku...
 
Yorum (4)
Allah ile İletişim 11.08.2010 Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete

Öncelikle mübarek Ramazan ayınızı tebrik eder en verimle şekilde geçmesini dilerim. Rabbim her anı değerli olan bu güzel günlerin kıymetini bilmeyi nasip eylesin. Ramazan vesilesiyle biraz dini konularda yazmak istiyorum.  Rabbimiz ile iletişim konusunda çoğumuzun sorunları olduğunu düşünüyorum. Bizim Türk toplumu olarak Yaradan’ımızla aramızda genellikle mesafe vardır.

Çünkü korkutularak büyütülüyoruz. Bize saygı diye gösterilen bazı şeyler dinimizle aramıza mesafe koymaktan başka bir işe yaramıyor. 

Hacca giden bir arkadaşım bir İngiliz kadını anlattı. Kabeye bakıp “Aşkıııım sana geldim” diye kabeyle konuşuyormuş. Ona çok tuhaf gelmiş.      

Devamını oku...
 
Yorum (3)
Tabut Modelleri Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete

Geçenlerde ölüm üzerine bir yerde konuşurken aklıma orijinal bir fikir geldi. Yeni bir tabut tasarımı. Kendi fikrim diye söylemiyorum, ben çok beğendim. Diyanete bir teklif götürsem iyi olur diye düşünüyorum.

Fikrim şu. Tabutların iki yanına, birer kol geçecek kadar küçük birer pencere açılsa pencerelerden ölülerin kolları dışarı bırakılsa da kabre girene kadar aleme ibret öyle götürülse iyi olmaz mı? 

Çoğumuz ölenlerin diğer tarafa para pul, mal mülk, götürmediğini unutuyoruz. Oysa tabutlar benim tasarladığım gibi olsa ölünün tabutunun iki yanında sarkmış kolları ve bomboş avuçlarıyla diğer tarafa maddi hiçbir şey götürmediğini her cenazede görsek şu madde tapıcılığımızdan belki biraz vaz geçeriz belki. 

Peygamberimiz “Ölüm en büyük nasihattir” buyurmuş ama ölümden nasihat almıyoruz. Neden acaba?Tabutlar yüzünden olmasın. Tabutlar bir hazine sandığına benziyor. Sanki ölü malı mülkü nakde çevirmiş yüklenmiş gidiyor.  
Devamını oku...
 
Yorum (4)
Tatlı Telaşlar 29.07.2010 Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete
Biz üç kardeşiz. Ablam Sariye, erkek kardeşim Mustafa ve ben. Ablam evli, erkek kardeşimi de pazar günü nişanladık. Maraşa geldim geleli tatlı bir telaşımız var. Bu vesile ile ben de görümce oluyorum. Hafif bir tedirginlik var üzerimde. Çünkü bizim toplumumuzda kayınvalideler ve görümceler gelinler tarafından çoğunlukla pek sevilmezler.  

Benden önce bu tecrübeyi yaşayan arkadaşlar takılıyorlar. “Sen ne söylesen geline batar, çok dikkatli konuş” diyorlar. Ne tuhaf bir şey değil mi? Bir arkadaşına söylediğinde gülüp geçeceği bir sözü geline söyleyince küsecek. Sözün altından çeşit çeşit anlamlar çıkaracak. Korkunç bir şey.

Devamını oku...
 
Yorum (3)
Facebook Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete

Bugüne kadar interneti sadece ihtiyaç kadar kullanmaya dikkat ettim. msn adresim kullanmıyorum. Sadece mail adresim ve iki sitem var. Okuyucularımdan davetler geliyordu fakat Facebook a üye değildim. Bir süredir zihnimi meşgul ediyordu da üye olmaya cesaret edemiyordum. Facebook sayfamla ilgilenemem, ilgilenirsem beni çok meşgul eder diye.

Fakat bir yandan da sizlerle ortak ilgi alanlarımıza hitap edecek yazı video gibi paylaşımların iyi olacağını düşündüğüm için üye olmayı da istiyordum. Nihayet üye oldum, "Sema Maraşlı" olarak.  

Bu arada birisi “Sema Maraşlı Yazar” olarak açmış “Bana Bir Masal Anlat” kitabımın kapağı ana sayfada görülüyor. O ben değilim. Umarım bu sayfayı açan kişi sayfayı bana hediye eder.  

Beni facebook sayfasına arkadaş olarak eklemek isteyen okuyucularım davet gönderebilirler. Facebook u kullanmayı da yeni yeni öğreniyorum. Bazı yazılarımı ve hikayelerimi orada yayınlamayı düşünüyorum. Sizlerinde tavsiyeleriniz olursa onlara göre de daha etkin kullanmayı öğrenebilirim. Hayırlı olur inşallah.

        
 
Yorum (1)
Geçmişi ve Geleceği Yakmak 17.07.2010 Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete
Siteye yine uzun bir ara verdim. Evliya çelebi gibi dolaştığım için yazmaya fırsat bulamıyorum. En son “Eve Dönüş” yazısından sonra evde ancak birkaç gün kalabildim. Önce Bursa Uludağ da üç gün aile eğitim kampına katıldım. Güzel bir programdı.  

Sonrasında memleketim Kahramanmaraş’a geldim. Kısmet olursa bir ay memleketimdeyim. Burada  geniş bir akraba ve arkadaş çevrem olduğu için günlerim oldukça hareketli geçiyor.  

Dinimizin ve eşitlikçilerin evliliğe bakışını ele alan bir yazı dizisine başlamak istiyorum fakat hem kendim için hem de sizler için yaz ayının telaşı bitsin diye yazıyı biraz erteliyorum. Gerçi herkesin yaz telaşı olmayabilir, belki kimilerinin üzerinde de yazın rehaveti vardır. Telaşın ve rehavetin azalacağını düşündüğüm eylül ayını bekliyorum kısacası.  

Mevlana hazretlerinin çok sevdiğim güzel bir sözü var sizinle paylaşmak istediğim.

“Geçmişi ve geleceği yakmadıkça Allah’ı bulamazsın.”

Geçmişin davasını güdenlerin ve gelecek kaygısı çekenlerin Allah’ı bulamayacaklarını dile getirmiş.  

Devamını oku...
 
Yorum (4)
Eve Dönüş 04.07.2010 Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete

Bir süredir siteyi ihmal ettim. Her yıl yaz ayı sakin geçerken bu yıl hızlı başladı. Yanımda bilgisayar taşımayı sevmediğim için evden ayrıldığım zaman site ile dolayısıyla sizlerle irtibatım kesiliyor. Dört günden beri ilk defa bu akşam eve dönünce maillerime bakabildim. Yorumları onayladım. Gecikmeden dolayı yorum gönderenler kusura bakmasınlar.

Yorumların çoğu eski yazılarıma gelmiş. Tabi siteyle yeni tanışan okurlar için eski yazılar yeni yazı oluyor. Ben okurlarımdan yorum beklediğim için eski yazı yeni yazı önemli değil yorum yazın, düşüncelerinizi yaşadıklarınızı paylaşmaktan çekinmeyin. Bu arada her gün sitenin ziyaretçileri artıyor. Yeni katılan herkese hoş geldiniz diyorum.

Benim niyetim bir kaç günde bir siteye yeni yazı yazmak fakat bunu her zaman yapamıyorum, yirmidört saat bana yetmediği için. Yazmaya zaman bulamadığım zamanlar site, aklımın bir köşesinde çocuğunu ihmal eden bir annenin yürek sızısı gibi sızlıyor. Eve döner dönmez ilk işim bir kaç cümle de olsa bir süredir habersez bıraktığım sizlere yazmak oldu.

Devamını oku...
 
Yorum (1)
Eğitim Dinlenme Evlilik 21.06.2010 Yazdır e-Posta
Makale - Serbest Gazete
Yaz geldi, seminerler bitti derken birkaç otel programı daveti oldu. Dinlenme ve eğitim bir arada. Çok şükür ki yaptığım işi seviyorum da işim bana yük gibi gelmiyor. Danışmanlık büromda başladığımız evlilik okulu bitti, katılan hanımlar çok memnun onların memnuniyeti duaları beni dinlendiriyor.  

 

Bu arada Esenler Belediyesinde beş ay sürecek bir evlilik okulu projesi başladı. Ben de eğitimcilerden biriyim. Bu proje şu anda evlenmek üzere gün alan nişanlı çiftleri kapsıyor.  Dün ilk dersler başladı. Yüz elli çift bekleniyordu iki ayrı salona fakat katılım az oldu.  

 

Doğrusu ben bu konuyu çözemedim. Evlilik okulu ismi mi insanlara itici geliyor. Başka bir isim mi bulmak lazım bilmiyorum. Evlilikle ilgili eğitim almak fikri mi tuhaf geliyor ya da gereksiz geliyor onu da anlamış değilim.   

 

Evlilik eğitimi bu devirde şart oysa. Belki elli yıl önce şart değildi ama artık şart. Günümüzde aile kurumu üzerinde o kadar çok oyunlar oynanıyor o kadar çok tuzaklar var ki bilinçli olmayan insanlar çok çabuk bu tuzaklara düşebiliyorlar.  
Devamını oku...
 
Yorum (2)
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 11

DUYURULAR