|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
Bu kez de bir kadın okurumun eleştirisini alıyorum. Öncelikle şunu belirteyim eleştirilerden rahatsız olmuyorum. Hatta memnun oluyorum, çok fazla sorun yaşanan fakat konuşmaktan korktuğumuz bir konuyu etraflıca düşünmeye ve konuşmaya sebep olduğu için. Yorum "Havva 2" olarak yayınlandı. Havvalar’la devam ediyoruz. Ben konu ile ilgili düşüncemi daha sonra yazmayı düşünüyorum. Şimdilik bir önceki yazıda “Sevmeyi Bil” başlığıyla muhabbet olsun kitabımdaki Ferhat’la konuşmamızda erkekler için yazılmış olan bir adımı yayınlıyorum. İki yazıya da yorumlarınızı bekliyorum. Önce eleştiriyi okuyalım.
-----------------------
|
|
Devamını oku...
|
|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
Ferhat İle Sohbet -Sevmeyi Bil. “Sevmek keman çalmak gibidir. Bilmeyen kötü sesler çıkarır.” diye güzel bir söz vardır. Ancak keman çalmayı bilen, ondan harika sesler çıkarır. Sevmeyi bilen de sevgisinin karşılığını görür. Bir çiftçiye, ineğin ne kadar süt veriyor, diye sormuşlar. “İneğim hiç süt vermez, sütü ondan ben alırım” demiş. -Sevgiyi almak için çaba harcamak gerekiyor yani, dedi Ferhat. -Evet. Sevgi fakiri olmamak lazım. Sevmek kolay, önemli olan, sevmeyi bilmektir. Sevmeyi bilen kendi hoşuna gittiği gibi değil sevdiğinin hoşuna gittiği gibi sevebilendir. Sevmek, sevdiğimiz için, içimizden gelmeyen şeyi yapabilmektir. O zaman sevginin bir anlamı olur. |
|
Devamını oku...
|
|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
Muhabbet Olsun kitabımda Şirin’in adımlarından birisi olan “Cinsel Hayatınızı Önemse” maddesinin içindeki yazdıklarımın bir kısmı ile ilgili olarak bir beyefendinin eleştirisi oldu.
Ben de bana gönderdiği maili sizlerle paylaşmak istedim. Beyefendinin ismine Adem Bey diyelim. Kitaptaki o bölümü bir önceki yazıda yayınladım. İki yazıya da yorumlarınızı kendi düşüncelerinizi yazmanızı bekliyorum.
------------------------- Sema Hanım Merhaba Muhabbet olsun kitabınızı okudum. Önce beni ilgilendiren son 15 adımı okudum. Çok beğendim. Sonra hanımları ilgilendiren ilk 25 adımı okudum. Onu da beğendim.
Yalnızca cinsellik konusundaki erkeklerle ilgili yorumunuz; kötü niyetli erkeklerin bu durumu istismar etmesine vesile olabilir. Kitabınızda; cinsellik erkekler için yemek, içmek gibi 1. derece doğal bir ihtiyaçtır demişsiniz |
|
Devamını oku...
|
|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
"Muhabbet Olsun" Kitabından ŞİRİN'LE ON BİRİNCİ ADIM -Cinsel hayatınızı önemse. -Muhabbetin yatak odasına geldik galiba. -Evet. Cinsel hayat, karı koca arasında bir muhabbet vesilesidir. Bu yüzden de bu konuda yaşanan sorunlar karı kocayı birbirinden uzaklaştırır. Karı koca arasında bir tatsızlık olduğunda bunun cinsel hayata yansıtılması çok yanlıştır. Oysa tam aksi sorunların çözüm yeri, yakınlaşmaya ve muhabbete vesile olan yer yatak odası olmalıdır. - Sorunlarını yatak odasında çözebilen karı koca var mı acaba? Bana imkansız gibi geliyor. İnsan üzgünken ya da kızgınken birbirine dokunmak bile istemiyor. Değil ki orda sorun çözsün. -Sorun zaten böyle düşünmende. |
|
Devamını oku...
|
|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
Nihat üstünü değiştirirken karısı Emine girdi içeriye. Emine, sanki bir yabancıymış gibi göz ucuyla baktığı kocasından gözlerini kaçırarak, elindeki çamaşırları dolaba koydu. Tam odadan çıkacaktı ki Nihat kapıyı kapatıp kapının arkasına çekerek onu öpmeye çalıştı. Emine namusu elinden gidecekmiş gibi, var gücüyle, kocasını iteledi fakat kollarından kurtulamadı. Sesini kısarak, - Ne yapıyorsun yaaa.?! Çocuklar görecek. - Sesini çıkarmazsan kimse bir şey görmez. Sadece bir iki öpücük alacağım. - Dur bir ses var! Çocuklardan biri bu tarafa geliyor sanki. Nihat gelen var mı diye durduğu anda Emine onun gevşeyen kollarından kurtulup kapıyı açtığı gibi odadan kaçmayı başardı. Nihat’ın canı sıkılmıştı. Böyle olacağını bilseydim on yıl çocuk istemezdim, diye düşündü. Karısıyla gece muhabbetleri, evlendikten iki ay sonra bitmişti. İki ay sonra Emine hamile kalmış ve o günden itibaren çeşitli sebeplerle hep ondan kaçmıştı. Nihat o günden beri kendini damızlık dana gibi görüyordu. İşi bitmişti ve karısı onu artık istemiyordu. Hamileyken midesi bulanıyor, orası burası ağrıyordu. Çocuklar küçükken onları yatırırken neredeyse her gece onların odasında uyur kalır, gece yarısı odasına gelirdi. Çocuklar biraz büyüyünce de “aman dur ses olmasın, çocuklar bir şey anlamasın.” deyip durmuştu. |
|
Devamını oku...
|
|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
Sema Maraşlı "Muhabbet Olsun" Kitabından KADIN MANTIĞI -Kadın mantığını olduğu gibi kabullenmelisin. Ferhat şaşırmış gibi baktı: -Kadınların mantığı var mıydı? -Ne demiş şair: Çekemezsen gülün nazını, Ne dikenine dokun, ne gülü incit. Kadınlar ve erkekler yaratılıştan farklıdır. Daha doğrusu yaratılıştan birbirlerine zıttırlar. Bu zıtlıktır onları birbirine çeken. Bu zıtlıktır hayatı keyifli kılan. Birinde hangi yön ağırlıkta ise diğerinde o yön eksiktir. İkisi bir araya gelince eksikler tamamlanır ve gerçek bir bütünlük sağlanır. |
|
Devamını oku...
|
|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
-Ferhat, 2+1 formülünü her gün uygulamalısın. -Böyle bir formül bilmiyorum desem ayıp mı olur? -İki tatlı söz ve bir güzel bakış. Sabah ve akşam. -İlaç formülüne benziyor. Aç tok fark eder mi? -Fark etmez. İstiyorsan ilaç formülü diyebilirsin. Mutluluk ilacı. -İki tatlı sözü anladım da güzel bakış ne oluyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
-Şirinciğim, erkek dili “Netçe” yi öğren. -Zor bir dil midir? -Çok kolay bir dil. Biz kadınların dili “Bükçe” gibi konuşurken imalar, eğip bükmeler falan yoktur. Gayet net, açık ve düz bir dildir. -O zaman öğrenecek bir şey yok. -Tabi ki var. Kadın ile erkek arasındaki yaratılış farklarından birisi de iki cinsin konuşma dillerinin farklılığıdır. Beyinler farklı çalışınca, haliyle dilden dökülenler de farklı oluyor. Erkek dili kolaydır; ama biz kadınlar düz yolda yürümeye alışkın olmadığımız için sürekli sapaklar bulmaya çalışırız. |
|
Devamını oku...
|
|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
Canım Oğlum. Henüz küçüksün, senin düğününü görebilir miyim, bilmiyorum. Fakat hayat bu evlendiğini göremeden dünyayı terk edersem ya da bir kızı çok sevdiğini görünce oğluşum elimden gidiyor korkusuyla kıskançlık duygularım kabarır, kayınvalide havalarına girer de bu nasihatleri yapmak içimden gelmezse diye sana bu mektubu şimdiden yazıyorum. |
|
Devamını oku...
|
|
Makale -
Ademler Havvalar
|
|
Ceyda, çevik hareketlerle kalan yemekleri buzdolabına yerleştiren Dila Hanım’a bakıyordu. Yaşına göre ne kadar enerjik, diye düşündü. Kırışmış yüzüne rağmen, yanakları pembeliğini kaybetmemiş güler yüzlü bu kadını seviyordu. Dila Hanım kocası Ömer’in babaannesi olduğundan Ceyda da ona babaanne diyordu. O akşam babaanne onları yemeğe davet etmişti. Yemek bitmiş birlikte mutfağı toparlıyorlardı. Mutfakta baş başa kalmışken Ceyda’nın ona sormak istedikleri vardı. Ömer’le henüz bir aylık evliydiler ama şimdiden kavgaya başlamışlardı. Aşk onları mutlu etmeye yetmiyordu bunu anlamıştı. Elli yıllık evliliğini aşkla götürmeyi başarmış bu kadına hayrandı ve ondan öğrenecek çok şeyi olduğunu düşünüyordu. -Babaanne büyükbaba ile olan aşkınıza imrenerek bakıyorum. Söylesene bir aşkı bu kadar uzun süre canlı tutmanın sırrı nedir? Hadi ne olur bu çaylak geline azıcık öğüt ver. |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 3 |