Gençler Neden Evlenmek İstemiyor? (1)

 

2013-romantik-ask-ve-sevgi-resimleri-5Bir Adem Diyor ki...

Bu yazı gençler neden evlenemiyor yazısı değildir. Gençler neden evlenmek istemiyor yazısıdır. Evlenememek veya evlenmek nasip meselesi iken evlenmek istememek genel olmasa da bir sıkıntının alametidir. Zira bir çocuk hiç gıda yemek istemese bir sıkıntı olduğunu varsayarız. Aynı şekilde temel bir ihtiyaç olarak değerlendirebileceğimiz evlilikte eğer kişilerde ırsi veya fıtri bir sorun yoksa istenmesi gereken bir durumdur.

Birkaç sene önce televizyonda bir haber izlemiştim. Haberin konusu acı sensörleri çalışmadığı için dilini ve parmaklarını yiyen bir bebek hakkında idi. Küçük yaşındaki bebek bu çok nadir görülen hastalığa yakalandığı için kendi dilini ve parmaklarını farkında olmadan yemişti. Hiç acı çekmediği için gülen bir hali vardı fakat elleri ve dili paramparça idi. Bende küçükken kimi zaman acı hissetmesem ne kadar güzel olurdu, ne kuvvetli olurdum diye düşünürdüm. Bununla ilgili hayaller kurardım. Şuradan düşsem canım acımaz, birisi vursa hiçbir şey hissetmem diye düşlüyordum. Meğer acı hissetmek ne büyük nimetmiş!

Benim küçükken acı duygumum olmasını istemediğim gibi toplumumuzunda aslında olmasını (en azından belli bir süreye kadar) istemediği duygulardan biri şehvet. Şehvet aklımızda sadece bir yatak odası tablosu oluşturmamalı. Karşı cinslerin birbirine karşı duyduğu her türlü ilgi ve istek olarak ele alınmalı. Bu ele alınan isteğinde doğru bir şekilde nötralize (topraklama) edilmesinin tek yolu iyi bir evlilik; fakat muhafazakâr kesimdeki aileler ve artık gençlerin kendileri de evlilik duygusunu bekletilebilir, yok sayılabilir, uyuşturulup hissedilmeyebilir bir his olarak görüyorlar. Yalnız fayda olarak gördükleri bu eylemin sonucunda şunu fark etmiyorlar ki aslında kendilerini acı hissetmeyen o bebek gibi yavaş yavaş parçalıyorlar.

Nasıl vücudumuza bir operasyon yapılması istenirken acı olmaması için uyuşturuluyor isek, toplumumuza da operasyon yapılması istendiğinde evlilik, aile ve diğer hassasiyetlerimiz uyuşturulmaya çalışılıyor. Bunlar aslında o kadar önemli değil, hatta bunların bir nevi ihmali, geciktirilmesi dahilinde çok daha iyi kazanımlar elde edilebilir duygusu aşılanıyor.

Evliliklerin geciktirilmesi, hor görülmesi ve bugün gençken evlenenlerin hayatlarından bir beklentisi yok ve hayatlarında bir şey başaramayan insanlar olarak görülmesi ne yazık ki mütedeyyin aile yapımızın derinlerine kadar işlemiş bir kanı haline geldi. Herhalde evlilik iki senelik meslek okulu kadar önemli bile değil ki kişiler bu okul için evlatlarına sene boyunca çalışması için ısrar ederken, 25 yaşına gelmiş erkek ve kız evlatlarına bir kez bile evlenmeyi düşünmüyor musun diye soru sormuyorlar.

Ailelerin durumu böyle iken muhafazakâr gençler ise sıkıntı ve derdin hiç olmaması gerektiği algısıyla bütün işlerini hallettikleri zaman aslında çok daha güzel bir evlilik yapacakları ve çok mutlu olacaklarını düşünerek belli yaşına kadar kendini dünyaya kapatıyor. Saatlerce ders çalışmaya ve işte karşılaştıkları sıkıntılara göğüs germeye alışmış bu kişiler işlerin ortasında kendisine marketten gidip bir şey alınması söylenince veya birazda işlere ara vermesi ve ailesi ile ilgilenmesi istenince küplere binecek duruma geliyorlar; çünkü onlara paylaşmak uğruna kaybetmek değil ne olursa olsun kazanmak öğretiliyor. Bu kişilere anne ve babaları tarafından ailesindeki sıkıntıların sebebinin zamansız evlenmeleri ve yokluk, ekonomik sıkıntı çektikleri için olduğu telkin ediliyor; fakat aslında o sıkıntılar ne yokluktan ne de erken evlendiklerinden değil eşlerin birbirine olan yanlış davranışları ve kendilerindeki hataları görmediklerinden oluyor çoğunlukla.

Bunlar ve gelecek 2 yazıda daha bahsedeceğim sebepler gençlerin evliliklerini geciktirmesine ve aslında gözükmese dahi bu sebeplerden dolayı da en önemli kurum olan ailede bozulmalara sebep oluyor. Dolayısıyla toplumda bu bozulmadan nasibini alıyor.

 


Bunlar da ilginizi Çekebilir

6 Yorum Yorum Yaz

Çağlar
17/10/2016
Güzel bir evvela. Nasip aramak zor. Evlenebilmek de çok zor. Yaş oldu 28 buçuk. Kız aramak için diksiyon kursuna gidiyorum. Tiyatro kursuna kayıt olacağım. Büyükşehirde yaşamak da zor. İstanbul Esenyurtta. Keşke Muğlamda öğretmen olabilseydim. kurslara katılmak çok iyi. En kötü ihtimal bir belgen oluyor. Gezilerde önemli kültür turları. Müzik aleti çalma kursuna da gitmek istiyorum. Burada pek güzel kız olmuyor. Keşke Fatih, eyüp, Üsküdar da olaydıım.
meryem
18/10/2016
Çağlar Bey
Yorumunuzu okudum ve şaşırdım biraz. Gezi turları, kültür turları, kurs, müzik aleti çalma ile olmuyor bu işler. İşim gereği öncesinde fazlası ile turlara katıldım, aktif olmam hasebi ile fazlası ile kurslara gittim, müzik aleti de çalabiliyorum :) Velhasıl kelam bu işler Rabbimin 'OL ' demesi ile olur. Siz elinizden geleni yapın yine. Lakin dış görüşüne çokta takılmayın. Rahatsız edici, göz yorucu bir şey yoksa, eli yüzü düzgün ise , boyu da boyunuza uygun ise görüşün. Ama siz istersiniz ki Züleyha gibi güzel olsun. Siz Yusuf değilsiniz. Ve evlilik yolunda size önerim kriterler konusunda ' HADDİNİZİ AŞMAYIN VE HADDİNİZİ BİLİN' :)
Feyza
14/10/2016
Etki tepki meselesi aslinda. Eskiden insanlar erken evlenirmis ama kanaatkarmislar da..Hep duyariz buyuklerimizden, annem anlatirdi benim mesela portakal kasalarindan sedir yaptik oyle eve gelin gittim derdi, ya da baskalarindan cok duymusuzdur benzer fakirlik ornekleri ama kari koca elele verip o yuvayi disiyle tirnagiyla kurar ve kucucuk evlerde genis aileler filiz verirdi. Eskidem insanlar da daha sabirliydi, yaslilari cok dinlerim sohbet ederiz, k.valide elti gorumce hep birarada otururlar, erkekler esini birakir askere gider, bir maasla kac kisinin karni doyar vs.vs. Eskiden incir cekirdegini doldurmayacak seyleri bahane edip esler kusmezmis birbirine, yataga kus girmezlermis ne olursa olsun..Minik egolari icin yuvalarini yikmaz direnirlermis. Cocuklari icin susup sabreden fedakar anne babalar peki simdi nerede? Yani olay sadece evlenmek degil. Beklentiler o kadar fazla ki, simdi hersey dort dortluk olsun ev, esya, is askerlik hepsi tamam olsun, iyi bir birikimi olsun vs.de vs. Artik beklentiler cok yuksek olunca insanlar korkuyor. Saray yavrusu gibi gelin evlerinde bir hedefi olmayan doyumsuz nefisler birbirine yiyerek omrunu torpuluyor..Beklentiler sadece maddiyat olarak degil maneviyat olarak da yuksek. Eskiden sorun edilmeyen basit meseleler simdi karikoca arasinda ayrilma sebebi. Ilgisizlik eskiden bu kadar takinti haline getirilmezdi cunku eskiden internet mefhumu hayatinda yoktu insanlarin. Guvensizlik ve aldatmacalar da bu kadar kolay ve yaygin degildi. Mutlu olmak icin daha cok sey vardi insanlarin hayatinda. Bosanmalar ve beklentiler yukseldikce evlilige ragbet azaliyor. Evlilige ragbet azaldikca zina yayginlasiyor. Zina yayginlastikca nesiller manen koreliyor, helal/haram algisi degisiyor ve gunahi kucuk gorur hale geliyorlar. Medya zaten belirli odaklarin elinde bir oyuncak, tv.da surekli empoze edilen sey, erken evliligin acziyet ifade ettigine yakin soylemler insanlari tesir altina aliyor. Kisaca degisen sadece gencler degil, biz degiliz. O kadar fazla deger yargilarimizda, aile kulturumuzde,geleneksel yapimizda farkliliklar olustu ve en kutsal kurum dedigimiz aile ocagi oylesine basit sebeplerden yipranip hasar alir hale geldi ki, tum bu degisimlerin sonucudur genclerin evlilikten korkmalari. Evlilikten kacis bir sebepler silsilesinin sadece sonucu su an. Yaslilarin anlattiklari hatiralari oyle degerli ki benim icin, onlari dinliyor sonra simdiki zamanimiza bakiyorum da sanki aradan otuz kirk yil degil de yuzyillar gecmis..Bu kadar kisa surede bu dejenerasyin hakikaten taaccub edilecek bir sey.
can dönmez
14/10/2016
Irsi veya fıtri ?
Can34
13/10/2016
Sütten dili yanan yoğurdu üfleyerek yermiş. evlilikmi aman aman şöyle uzakta kalsın
Ahmet
18/10/2016
Böyle bir paylaşım yapmadan önce kendinizi bir sorgula saydınız iyi olurdu.
Evlilik düşüncesinin başladığı andan itibaren, boşanmaya varan süreç içerisin de yaşananları en iyi bilen sizsiniz.
Bütün yaşananları tarafız şekilde 3. kişi olarak bir düşünün.
Bu paylaşımlar topluma zarar veriyor.

Yorum Yaz